Çelikoğlu

 
ANA SAYFA HAKKIMIZDA MEDYA VIDEO MAKALELER BİLGİ MERKEZİ İLETİŞİM

................................................................................................................................................................

   

ASTIM

Sizde Astım Olduğunu Öğrendiniz! Endişelisiniz! Fakat Üzülmeyin!
Çünkü, Astım kontrol altına alınabilir...
Bunu sizde yapabilirsiniz !
Astımınızı kontrol etmeyi öğrenirseniz astım hayatınızı yönlendirmez!

Sizde Astım Varsa

Şu noktaları önemseyiniz :
1. Astım hastalığını ciddiye alın !
2. Astım için doktorunuzun verdiği ilaçları düzenli kullanın !
3. Kullandığınız ilaçlar astım belirtilerini ortadan kaldırmıyorsa derhal doktorunuza başvurun.

ASTIM NEDİR?

  • Astım kronik (süreğen) bir akciğer hastalığıdır.
  • Astım belirtilerine hava yollarının enflamasyonla şişmesi yol açar.
  • Astımlı bir insanda hava yollarının dış etkenlere karşı duyarlılığı çok artmıştır.
  • Enflamasyon hava akımını engelleyerek dönem dönem solunum sıkıntılarına sebep olur.
  • Zaman zaman gelen bu solunum sıkıntılarına astım nöbetleri veya krizleri adı verilir.
  • Enflamasyon, nöbetler arasındaki şikayetsiz dönemlerde bile değişik derecelerde bulunabilir.


ASTIM NÖBETLERİNİ TETİKLEYEN ETKENLER

  • - Soğuk algınlığı ve başka solunum infeksiyonları
  • - Polenler
  • - Egzersiz
  • - Evcil Hayvanlar
  • - Kuş Tüyü
  • - Ev Tozu
  • - Toz Akarları
  • - Koltuk Tozları
  • - Hamam Böceği
  • - Endüstriyel ve Kimyasal Maddeler
  • - Sigara Dumanı
  • - Soba Dumanı
  • - Soğuk Hava
  • - Hava Kirliliği

ASTIM BELİRTİLERİNİ TANIYINIZ !

  • - "Soluk alıp verirken göğsümde ıslık sesleri işitiyorum"
  • - "Göğsümde sıkışma hissi oluyor"
  • - "Durup dururken nefesim sıkışıyor"
  • - "Ard arda öksürüyorum"
  • - "Hareket ederken veya bir hareketten hemen sonra öksürüyorum"
  • - "Hareket ederken veya bir hareketten hemen sonra nefesim daralıyor"
  • - "Geceleri devamlı öksürüyorum"
  • - "Bu belirtilerin bir veya birden fazlası beni gece uykudan uyandırıyor"

Bu belirtilerin sadece birisi veya birkaçı değişik şiddetlerde sizde bulunabilir. Hatta bunlarla beraber farklı belirtiler de olabilir.

Ara sıra bu belirtiler sizde oluyor mu ?

Bu belirtilerin herhangi birisi sizde uzunca bir süreden beri bulunuyorsa astımınız var demektir.

Astım belirtileri kısa veya uzun bir süre devam ettikten sonra kaybolur. Belirtili dönemlere astım krizi veya astım nöbeti adı verilir. Nöbetler arasında şikayetler bulunmaz.

DİKKAT !

Göğüste hafif sıkışma hissi, hafif ıslık sesi, öksürük, uykuya dalarken huzursuzluk, sinirlilik, boğazda yanma, gözde sulanma astım nöbetinin başlayacağını gösteren belirtilerdir. Öncü belirtilerinizi iyi tanıyın !. Böylece erken önlem alma olanağını sağlayabilirsiniz (mesela bu anda alınan ilaçlar nöbeti önleyebilir).

Sizde Astım Nöbetini Başlatan Etkenleri Araştırın

Genellikle nefes yollarınızı tahriş eden herhangi bir etkenle karşılaşınca astım nöbetiyle ilgili şikayetler başlar. Bu etkenlere astım nöbetini başlatan (tetikleyen) etkenler denir.

Astım nöbetlerini TETİKLEYEN etkenlerin en önemlileri:

1. Virüs infeksiyonları : (soğuk algınlığı veya grip virüsü gibi)
2. Üst solunum yolu infeksiyonları: (anjin, bademcik iltihabı, kafa sinüslerinde iltihap, burun ve burun arkası iltihapları).
3. Allerjenler : (Oda tozundakı akarlar, çiçek tozları (polenler), küfler, evcil hayvan tüyleri, hamam böceklerinin vücut artıkları vs.)
4. Hava kirliliği
5. Sisli hava
6. Soğuk hava (kuru soğuk rüzgar, ani hava değişmeleri)
7. İşyeri veya konut havasındaki zararlı gazlar: (soba dumanı, mutfakta kızartma dumanı vs.)
8. Eksoz gazları
9. Havada asılı duran ufak tanecikler (tozlar)
10. Şiddetli hareketler (hızlı solumaya yol açan her türlü egzersiz)
11. Otomobilde veya konutta havalandırma (klima)
12. İçilen sigaranın ve başkalarının içtiği sigaranın dumanı
13. Her türlü kokulu maddeler (taze boya, tiner, deterjan, çamaşır suyu, deodorant, parfüm vs.)
14. İrritan buharlar, dumanlar
15. Uyku (astımda nöbetler ekseriya uykuda sabaha karşı oluşur)
16. Meslek ile ilgili maddeler (iş yeri havasındaki gaz, toz ve buharlaşan kimyasal maddeler.)

Çok çeşitli olmaları nedeni astım nöbetinize hangi etkenin sebep olduğunu bulmakta bazen güçlük çekebilirsiniz. Hatta nöbetlerinizin hiç sebepsiz ortaya çıktığını bile düşünebilirsiniz. Fakat dikkat ederseniz çoğu zaman nöbetlerinizi başlatan etkeni saptayabilirsiniz.

İYİ BİR HABER !

Sizde astım nöbetlerini başlatan etkenleri öğrenirseniz bunlardan uzak kalarak nöbetlerinizi önleyebilir ve hastalığınızı kontrol altına alabilirsiniz. Bu sayede nöbetler daha seyrek ortaya çıkar. Nöbet olsa bile daha hafif seyreder. Mesela astım nöbeti sizde şiddetli bir hareketten sonra mı oluyor ? Böyle ise hemen doktorunuza başvurun. Egzersiz sırasında size bir istirahat molası önerek oldukça ağır hareketleri bile yapmanıza olanak sağlayabilir. Soğuk ve kuru havalı ortamların aksine ısıtılmış yüzme havuzunda yüzerken astım nöbeti olmaz. Hangi hareketlerin astım nöbetini başlattığını biliyorsanız, doktorunuz size hareketten öne inhaler şeklinde bir ilaç vererek astım nöbeti ortaya çıkmadan egzersiz yapma zevkini size tattırabilir. Soğuk havaya maruz kalmak, oda tozundaki akarlar (çok ufak böcekler) yastık veya yorganlardaki kuş tüyü tozları, rutubetli ortamda üreyen mantarlar (küfler), hamam böceklerinin artıkları, evcil hayvan ve kuşların tüylerinin tozları astım nöbetini tetikleyen etkenlerin en güzel örnekleridir. Yaşadığınız yerlerde; evinizde, yatak odanızda, işyerinizde bunları uzaklaştırmaya veya bunlardan uzak kalmaya gayret edin !

Sigara dumanı da nöbet başlatıcı çok önemli bir etkendir.

Eğer sigara içiyorsanız, derhal bırakın !

Doktorunuz size sigarayı bırakma hususunda çok yardımcı olabilir. Sigara içmenizin astımınızı mutlaka ağırlaştıracağını asla unutmayın. Başkasının içtiği sigaranın dumanını solumanız da astım nöbetinizi başlatır. Bu durum çocuklardaki astımda çok daha önemlidir. Astımlı olan bütün çocuklar büyüklerin içtiği sigara dumanından çok zarar görürler.

Sigara içen ailelerin çocuklarında astım hastalığı çok daha sık görülür, çocukta astım varsa çok daha ağır seyreder.

Astım her yaşta başlayabilir. Astım ilk defa bebeklik ve çocukluk yaşında başlayabildiği gibi orta ve ileri yaşlarda da ilk defa ortaya çıkabilir. Çocukluk yaşlarında başlayan astım, yaş ilerledikçe hafifler ve erişkin yaşına gelince kaybolabilir.

Astım Bir Hastalık Olarak Nasıl Başlar ? Nasıl Seyreder ?

Astım, eğilimi olan insanlarda hava yollarının içini döşeyen zarın (buna mukoza denilir) ENFLAMASYON adı verilen değişmeler sonucunda şişerek tüm hava yolları çapının (açıklığının) daralmasıdır. Buna bağlı olarak havanın akciğerlere giriş çıkışı güçleşir. Astımın bir hastalık olarak başlamasının ve seyrinin anlaşılmasında aşağıdaki şu üç kavramın iyice bilinmesi gerekir.

1. Astıma eğilim
2. Astıma bağlı hava yolu zarının enflamasyonu
3. Astım nöbeti

1. Astım Eğilimi

Normal insanlarda hiçbir etki ve değişme yapmayan bazı etkenlerin bazı insanlarda astıma yol açabilmesi özelliğine ASTIM EĞİLİMİ denilir. Astım eğilimi iki şekilde olur:

1.1. Kalıtımla geçen eğilim
1.2. Sonradan edililen eğilim

1.1. Kalıtımla geçen astım eğilimi

Astımlı insanların bir kısmında anne veya baba tarafından astım bulunur. Hem anne ve hem de babasında astım bulunan insanlarda astım hastalığına çok daha sık rastlanır. Böyle astımlılarda astım eğilimi kalıtımla ilgilidir. Kalıtımsal astım eğilimi olan astımlılarda belirtiler, genellikle çok erken yaşlarda başlar. Bu bakımdan astımlı anne ve babalar, çocuklarında en ufak solunum problemi bulunursa astım konusunda doktorlarını uyarmalıdırlar.

Astımla allerji arasında ilişki var mıdır ?

Astım genellikle allerjik bir hastalık olarak düşünülür. Gerçekte astımın sadece alerji ile ilgili olduğunu düşünmek çok yanlıştır.

Kalıtımsal eğilim bulunan astımlılarda alerjinin bir rolü olmakla beraber; astımlıların bir çoğunda allerji saptanmaz.

Allerji Nedir ?

Toplumdaki insanların % 5 veya % 10 'u organik maddelerle karşılaşma sonucunda vücutlarında İmmunglobülin E (IgE) adı verilen bağışıklık maddelerini çok aşırı miktarlarda üretirler. Toplumun geriye kalan kısmındaki insanlarda IgE kan serumunda çok az miktarda bulunur. IgE'yi çok fazla üretme özelliğine atopi denilir ve bu özellikle kalıtımsal olarak çocuklara geçer. Allerjiye yol açak organik maddelere allerjen denilir. Bunun en sık rastlanan örneği çiçek tozları (polenler), hava tüyleri vs.'dir. Bağışıklık maddeleri, kendilerini oluşturan organik maddeler için çok spesifiktir. Bunlara antikor denilir. Bu IgE antikorları mast hücreleri adı verilen hücrelerin yüzeyine yapışır. Bu organik maddeler herhangi bir yoldan tekrar vücuda girerlerse mast hücresinin yüzeyindeki kendileri için çok spesifik olan IgE bağışıklık maddeleri ile birleşerek bazı aracı maddelerin (mediatör) açığa çıkmasına sebep olurlar. Bu aracı maddeler şiddetli tepkilere (reaksiyonlara) yol açar. Allerjik tepkiler her organda bulunabilir (nefes yolları, burun, deri, hazım sistemi vs.).

DİKKAT !

Her allerjik (atopik) insanda astım bulunmadığı gibi, astımlıların büyük bir kısmında da allerji eğilimi yoktur.

Bununla beraber allerjik, yani atopik insanlarda astıma oldukça sık rastlanır ve bu insanlarda astımla beraber deride egzema, gözde konjuktivit ve burunda rinit (saman nezlesi) gibi allerjik belirtiler bir arada görülebilir. Burun ve kafa sinüslerinde hastalık (burunda polip, burun etleri) bulunan insanlarda astım daha sık görülür. Böyle kimselerde aspirin alınması astım nöbetini başlatabilir. Saman nezlesi de astım nöbetlerin başlatan etkenlerdendir. Yeni araştırmalar astıma eğilim yaratan gen ile, allerji eğilimi yaratan genin birbirlerine çok yakın bir yerleşimde olduğunu göstermiştir. Bu bakımdan astım eğilimi, allerji eğilimi ile beraber çocuğa kalıtımsal olarak geçebilir. Buna dayanarak allerji ve astım eğiliminin bir arada sık bulunmasının sebebi açıklanabilir.

Şu nokta özellikle akılda tutulmalıdır: Allerji ile ilgili astımda allerjiye yol açan etkenlere belirli bir süre maruz kalma sonucunda önce enflamasyon gelişir. Bundan sonra astım nöbetlerinin başlaması için artık allerjenlere gerek yoktur. Bu bakımdan ani nöbetlerin sebebi olarak allerjik etkenlerden ziyade diğer allerjik olmayan astım tetikleyici etkenleri düşünmek gerekir (sigara dumanı, hava kirliliği, diğer tahriş edici gazlar vs.). Astım belirtilerinin bazı insanlarda ilkbaharda başlaması bu mevsimde polenlerin artması ile açıklanabilir. Yaşanılan konutlarda bulunan (oda tozu akarları, evcil hayvan tüyleri vs. gibi) allerjenler atopik kimselerde mevsimlerle ilgili olmayan enflamasyona yol açar. Bu allerjenler enflamasyonun, dolayısı ile astımın şikayetli dönemlerinin, kronik olarak devam etmesinde rol oynarlar.

1.2. Sonradan edinilen astım eğilimi

Astımlı insanların bir çoğunun ailelerinde astım ve benzeri belirtiler saptanmaz. Ayrıca bu kimselerde allerji de yoktur. Kalıtımsal bir eğilimi bulunmayan astımlı hastaların büyük bir kısmı halk arasında grip veya soğuk algınlığı olarak ifade edilen, şiddetli bir üst solunum yolu viral infeksiyonundan bir süre sonra astım belirtilerinin başladığını hatırlarlar.

Gerçekten de şiddetli üst solunum yolları viral infeksiyonları sonucunda astıma eğilimin oluştuğu hekimlerin büyük bir çoğunluğu tarafından kabul edilmektedir. İşte grip, soğuk algınlığı ve başka bir akciğer enfeksiyonu gibi bir hastalık geçiren insanların bazılarında astıma eğilim oluşur. Buna, sonradan edinilen eğilim veya kalıtımsal olmayan eğilim denilir. Kalıtımsal olmayan astım eğilimi bulunan hastaların bazılarında ise hastalıklarının oluşmasında hiç bir sebep saptanamaz.

2- Enflamasyon

İster kalıtımsal, isterse edinsel olsun astım eğilimi olan insanlarda, başka insanlarda hiç bir etki yapmayan dış etkenler hava yollarının içini döşeyen zarda bazı değişmelere yol açar. Bu değişmelere enflamasyon adını veriyoruz. Enflamasyona atopik kimselerde allerjenler yol açabilir. Bunun mekanizmasını biraz önce anlattık. Fakat atopik olmayan insanlarda birçok tahriş edici madde de enflamasyona yol açar.

Tahriş edici maddeler enflamasyona nasıl yol açar:

Tahriş edici maddelerin veya viral enfeksiyonların etkisi ile hava yolu zarındaki MAST hücreleri adı verilen özel hücreler ve kandan göç eden beyaz hücreler tarafından MEDİATÖR adı verilen bir takım aracı maddeler üretilir. Mediatörler çok çeşitlidir; her birisinin etkisi, oluşma sırası ve oluşma miktarı çok değişkendir. İşte enflamasyon bu mediatörlerin mukozada meydana getirdiği değişmelerden ibarettir. İster allerjiye, isterse başka tahriş edici etkenlere bağlı olsun enflamasyonda mukozada şu değişmeler meydana gelir:

A- Mukoza şişerek kalınlaşır

B- Mukus salgılanması artar

C- Tıkaçlar oluşur

D- Bronş duvarındaki düz kaslar kasılır

A- Mukozanın şişmesi

Aracı maddelerin (mediatörler) etkisi ile hava yolu zarının içine kanın serumu sızar (ödem); kandaki beyaz hücreler (eozinofil, nötrofil, lenfosit, makrofaj) mukoza içine göç eder (infiltrasyon); mukozanın içindeki kan damarları (kapiller damarları) genişler (vazo-dilatasyon). Bu olaylar sonucunda mukoza şişerek hava yolu çapı (açıklığı) daralır.

B- Mukus salgılanmasının artması

Hava yolu zarındaki salgı bezlerinden salgılanan ve normalde nefes yollarını nemli tutmaya yarayan mukus adı verilen sıvı miktarı astımlılarda, meditörlerin etkisi ile, artar. Astımda mukus koyu ve yapışkandır. Bu da hava yolunun daha fazla daralmasına yol açar.

C- Tıkaçların oluşması

Kandan mukozaya göç eden hücreler hava yolu boşluğuna da geçer. Bu hücreler arasında eozinofiller çok önemlidir. Eozinofillerin ürettikleri sitokin adı verilen bazı aracı maddeler mukozanın yüzeyini tek sıra halinde döşeyen titrek tüylü epitel hücrelerinin harabiyetine ve hava yolu boşluğuna dökülmesine sebep olur. Hava yolu boşluğuna geçen kan hücreleri ve dökülen epitel hücrelerinin mukusla karışması sonucu bir takım tıkaçlar oluşur. Bu tıkaçlar hava yolunun daralmasını daha fazla arttırdığı gibi, bazı yerlerde tam tıkanmasına bile sebep olur. Bu tıkaçlar bir az ileride anlatacağımız şiddetli astım nöbetlerinin meydana gelmesinde çok önemli rol oynar.

Astımlı hastaların nöbetlerin sonunda şiddetle öksürerek çıkardıkları inci tanesi gibi kirli sedef renkli ufak balgam parçacıkları bu tıkaçların atılmasından ibarettir.

Mukus tikacı ile daha önceden daralmış hava yolu açıklığı, kaslar kasılınca hava giriş çıkışını engelleyecek derecede daralıyor.

D- Düz kasların kasılması

Hava yolları duvarında mukoza altında düz kaslar bulunur. Normal insanların hava yolları şiddetli tahrişlerle karşılaşırsa (mesela, bir asit buharı solunursa) bu kaslar kasılarak hava yolu çapını daraltırlar ve böylece zararlı maddelerin alveollere geçmesi kısmen önlenir. Bu normal bir korunma mekanizmasıdır.

Ancak astımlılarda normal insanlarda hiçbir etki yapmayan hafif uyarılar bile bu kasların kasılmasına sebep olur.

Yukarıda anlatılan sebeplerle zaten daralmış hava yolu açıklığı düz kasların kasılmasının etkisi ile çok daha fazla daralır. İşte enflamasyon bulunduğu halde nispeten şikayetsiz olan insanlarda dış uyarılarla astım nöbetinin aniden ortaya çıkması bu kasların kasılması ile açıklanabilir.

Vücudun kendi gevşetici sistemleri ile veya tedavi ile nöbetin (enflamasyon devam ettiği halde) aniden ortadan kalkması ve bu kasların gevşemesine bağlıdır. Bronş kasları parasempatik (vagus) sinir sisteminin uyarılması ile kasılır; sempatik sinir sisteminin (adrenerjik) etkisi ile gevşerler.

Tedavi bölümünde tekrar değineceğimiz gibi nöbetleri ortadan kaldırmak için vagus sinir sistemini bloke eden ilaçlar çok eskiden beri kullanılmaktaydı. Daha sonraları sempatik sinir sisteminin etkisini arttıran ilaçlar (sempatikomimetik) tedaviye eklendi. Ancak bütün bu ilaçlar enflamasyonu gidermeksizin sadece kasları gevşeterek astım nöbetini sonlandırır. Enflamasyon devam ettiği için bu ilaçların etkisi aldatıcı olur.

Enflamasyon gelişirken nefes yolu zarı irritanlara karşı gitgide hassaslaşır. Normal bir insanda hiç bir etki yapamayan bir madde veya etken, hava yolu enflamasyonu bulunan bir insanda, en ufak dozlarda bile nöbetleri başlatabilir.

Enflamasyonun gidişi

Enflamasyon birden bire ortaya çıkmaz; astım eğilimi bulunan bir insanda yukarıda açıkladığmız bir takım dış etkenlerle tekrarlayan temaslar sonucunda yavaş yavaş gelişir. Mesala bir üst solunum yolu viral infeksiyonundan sonra enflamasyonun başladığını düşünelim. Eğer hava yolları bundan sonra tahriş edici başka zararlı etkenlere maruz kalmazsa enflamasyon çok hafif seyreder veya bir süre sonra ortadan kalkar.

Buna karşılık enflamasyonlu bir mukoza sigara dumanı, kirli hava, havada yüksek oranda bulunan tozlar, soğuk hava vs. gibi irritanlarla tekrar tekrar kaşılaşırsa enlamasyon devam eder veya irritanın yoğunluğuna göre şiddetlenir. enflamasyon bulunan bir mukoza dış etkenlere karşı çok daha hassaslaşmıştır.

İşte böyle enflamasyonlu bir mukoza astım nöbetini tetikleyen, etkenlere maruz kalırsa astim nöbetleri ortaya çıkar.

Enflamasyon bulunmasına rağmen hastanın şikayetlerinin devamlı olması gerekmez. Enflamasyon bulunan mukozanın üstüne astım başlatıcı bir etken etki yapınca nöbet ortaya çıkar. Nöbetlerin ağırlığı enflamasyonun derecesine ve tetikleyen etkenlerin şiddetine göre değişir. Mukozasında enflamasyon bulunan astımlılar nöbet aralarında alışıla gelen astm şikayetlerinden genellikle yakınmazlar. Fakat ısrarla sorulduğu zaman göğüslerinde belli belirsiz bir sıkışma hissi veya nefes yollarında bir dolgunluk bulunduğunu söylerler. Böyle hafif belirtiler bulunan kimselerde özellikle aşırı bir hareketten sonra nöbetler ortaya çıkabilir.

Enflamasyon bulunan kimselerde gündüz hiçbir şikayet veya nöbet belirtileri olmadığı halde, gece uykuda (özellikle sabaha doğru) nefes sıkışması ile aniden uyanma olabilir. Astım nöbetlerinin ekseriya uykuda ortaya çıkma sebebi iyi bilinmemektedir.

Nöbetler ve enflamasyon ortadan kalksa bile astımlı insanda EĞİLİM 'in kaybolmayacağı asla unutulmamalıdır. Böyle astım eğilimi bulunan bir insanda yıllarca hiçbir şikayet bulunmayabilir. Ancak, günün birinde viral bir infeksiyon veya başka bir etkene maruz kalma sonucunda tekrar enflamasyon ve nöbetler başlayabilir. Bu kimseler astımı başlatan etkenlere karşı korunma tedbirlerini asla ihmal etmemelidirler.

3- Astım Nöbetleri

Bir insanın astımlı olması kavramı ile bu insandaki astım nöbetlerinin ortaya çıkmasını birbirinden ayırmak gerektiğini yukarıda açıkladık. Daha önce de belirttiğimiz gibi her insanda astım hastalığı meydana gelmez. Bir insanda astım belirtilerinin otaya çıkması için önce "astma eğilim"in ulunması gerekir. Ancak şu noktanın bilinmesi çok önemlidir: Bir insanda astım eğiliminin bulunması bu kimsede mutlaka astım belirtilerinin devamlı olarak bulunmasını gerektirmez. Astım eğilimi bulunan bir insanda hayatı boyunca şikayetli dönemler arasında, kısa veya uzun süren, hiç şikayetsiz dönemler bulunabilir. Şikayetlerin ortaya çıkabilmesi için astım eğilimi olan bir insanda ilk önce hava yollarında yukarıda anlattığımız gibi yaygın enflamasyon adı verilen değişmelerin oluşması gerekir. Bir insanda hava yolu enflamasyonu bulunsa bile bir az önce söylediğimiz gibi hiçbir şikayet bulunmayabilir.

İşte hava yolu zarında enflamasyon bulunan bir insanda aniden şikayetlerin ortaya çıkmasına astım nöbeti adı verilir. Hava yollarında enflamasyon varken virüslere bağlı soğuk algınlığı veya başka solunum infeksiyonları, havada bulunan tahriş edici toz veya gazlar (örneğin sigara dumanı veya başka zararlı gazlar vs.) veya aniden soğuk hava solunması, şiddetli egzersiz astım nöbetini başlatabilir.

 

Prof. Dr. Firuz Çelikoğlu - Tüm Hakları Saklıdır.